Genel Bilgiler

Bu sitede bitki ve tedavi hakkında herşeyi bulabilirsiniz .

Sosyal Medya

facebook flickr twitter youtube

Faydalı bitkiler

Image 01

Alıç:

Alıç ağacının olgun meyveleri, bir sonbahar yemişi olduğu gibi halk hekimliğinde de kullanılır. Bilimsel adı Crataegus monogyna Jacq. olan türe Zara’da keçi alıcı, Divriği’de sürsülük, Gemerek’te yemşen adı verilmektedir. Küçük kırmızı meyveli bu alıç türünün çiçekleri kalp çarpıntısında suda kaynatılarak içilir. Alıç ağacının yaprak ve ince dalları da suda kaynatılarak şeker hastalığında aç karna içilir.5 Suda kaynatılmış alıç yaprağından yapılan çay ses tellerini açmak için de içilir.

Sivas Zara yöresinde, Koyun alıcı olarak bilinen tür; Crataegus szovitsii Pojark., çakır alıcı / godon alıcı olarak bilinen tür; Crataegus tanacetifolia (Lam.)Pers., Zara’da it alıcı, Gemerek’te kırmızı alıç denilen tür; Crataegus orientalis Pall. ex M. Bieb. olarak tanımlanmıştır. Alıç bitkisinin sinir sistemini yatıştırıcı, spazm giderici, kalp atış hızını yavaşlatı- cı, tansiyon düşürücü ve müdrir ile kabızlık etkileri literatürde kayıtlıdır.6 Alıcın, Avrupa’da tıbbi preparatları ilaç olarak kullanılır.


Çakşur:


Sivas-İmranlı yöresinde yetişen, Apiaceae türü, çakşur adıyla bilinen bitkinin bilimsel adı Prangos platychlaena Boiss. ex Tchihat.8 ’dır. Taze sürgünleri yörede sebze olarak yenen çakşurun kökünde meydana gelen gummi-resina dahilen vermifüj olarak kullanılır.

Ayrıca gummi-resina, hayvanların yaralarında oluşan parazitleri öldürmek için toz halinde yaralara serpilerek de kullanılır.9 Gummi-resinanın muhtevasında Oxypeucedanin, Heraklin, n-Butylbergaptol, İmperatorin, İsoimperatorin, Prangenin, Bergaptol, 8-Acetyloxypeucedanin olup, antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri üzerinde yapılmış araştırmada etkileri gösterilmiştir.10 Uyuz hastalığında çakşur kökleri yakılır, bitkinin külleri bütün vücuda sürülür.


Karamuk:
Sivas yöresinde ilaç olarak kullanılan, meyvelerinden hoşaf, reçel ve karaş adlı tatlı- sı yapılan yabani bir çalı olan karamuk bitkisi halkın halay, türkü ve manilerinde de geçer.12 Bilimsel adı Berberis crataegina DC. olan karamuk, diğer yörelerde diken üzümü, ek- şimen, kadıntuzluğu, garamık gibi adlarla anılır. İki metreye kadar uzayabilen, çok yıllık, dikenli, sarıçiçekli, olgunlaşmış meyveleri siyah çalı türü bitkidir.

Sivas yöresindeki incelemelerimizde köklerin kaynatıldığı (%2’lik dekoksiyon) sarı renkli acı suyun şeker hastalığında, böbrek sancılarında, kum dökmede ve sarılıkta sabahları kahvaltıdan önce bir çay bardağı içildiği tespit edilmiştir. Karamuk kökleri yakılarak elde edilen külün tuzsuz tereyağına katılmasıyla yapılan merhemin her türlü yarayı iyileştirdiği söylenir.


“kızılkurt” denilen parazite karşı karamuk kökleri incir suyu ile kaynatılarak suyu içirilir. Karamuk köklerinin kaynatıldığı su koyunların kuyruk yaralarında oluşan parazitleri öldürmek için haricen de kullanılır. Literatürde, karamuk köklerinde bulunan maddelerin, ateş düşürücü, şark çıbanına etkili olduğu, bakterilerin üremesini önlediği ve safra akıttığı yazılıdır. Bitkinin köklerinde berberin, palmatin, jatrorisin ve magnoflorin adlı alkaloidler bulunmaktadır.


Livik / Nivik:


Sivas ilçe ve köylerinde livik veya nivik olarak bilinen bu bitki, başka yörelerimizde de yetişir. Livik, türleri zehirli olan Araceae familyasına mensuptur. Yöremizde, livik bitkisinin şifalı olduğuna, kişiyi hastalıklardan koruduğuna ve bazı hastalıkları tedavi ettiğine inanılıp “Her bitkinin, her otun bir şifası vardır” denilmektedir. Değişik bir çeşni olarak, bitkiyi kurutarak ve haşlayarak içindeki zehirli maddelerin etkisini gidermek suretiyle yemeği yapılan livik, Sivas halk mutfağında yemekleri özen ve dikkatle yapılan bir bitkidir.

Sivas’ın Şarkışla ve Gemerek ilçelerinde de livik bitkisine; Çalı pancarı, Gâvur pancarı ve Deli ot gibi adlar verilir. Bitkinin yaprakları, ağza sü- rülürse gıdıklanmaya benzer bir his duyulur. Bitki çiğ olarak yenmez. Deneyenler, bitkinin insanın dilini kabartacak kadar zehirli olduğunu derhal fark ederler.
Bitkinin taze yaprakları ve yumrusu hayvanlar ve insanlar için zararlıdır.

Hayvanlar bu bitkinin yapraklarını yemezler. Kurutulmuş yapraklar ve suda kaynatılmış yumruların zehirli etkisi kaybolur. Bu nedenle bazı yörelerde bitkinin yumruları gıda olarak kullanılır. Kurutulmuş yumrular dahilen balgam söktürücü ve müshil, taze yapraklar ve taze yumrular haricen çıban açıcı, yara iyi edici (basura karşı) ve kanı cilde toplayıcı olarak kullanılır.


Madımak:


Madımağın yurdumuzdaki diğer adları şöyledir: Badıma (Çankırı) Badımak, Badımalak, Badima, Badimah, Can otu, Çoban ekmeği, Kuşekmeği, Kuş epmeği, Kuş eymeyi, Kuşkuş ekmeği, Kuşyemi, Madamak, Madık, Madımalağı, Madımalah, Madımalak, Madınak, Madimak, Madmalak, Madumah, Madımalak, 17 Tatlıdamak (K.Maraş), Kadımelek (Kırşehir) “Et gibi gıdalı derler, şifa olsun diye yerler” Sivas’ta madımak için söylenen bir atasö- züdür. Madımak şeker hastalığında ve mide hazımsızlıklarında sık yemeği yapılan şifalı bir bitkidir. Böbrek taşları için kökleri kaynatılarak suyu içirilir. Yapraklarıyla yapılan infüzyon isilik için cilde sürülür.


Keten Tohumu (Sârek / Seyrek / Zârek):


Ketenin olgun tohumlarına yöremizde sârek, seyrek veya zârek denilmekte ve halk hekimliğinde çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. Aynı miktarda keten tohumu ve çedene (kenevir tohumu) tavada hafif kavrulur, nö- bet şekerine katılarak dövülür. Elde edilen toz lohusaların göğüs şişlerini geçirmek, sütü akıtmak ve bollaştırmak için hastaya günde üç öğün birer kaşık yedirilir.

Kullananlar son derece etkili olduğunu belirtmişlerdir. Kavrulmuş keten tohumu, fındık ve nöbet şekerinin dövülmesiyle yapılan karışım, zayıf ve mide rahatsızlığı olan kişilere yedirilir. Bala katılan dövülmüş sârek nefes açıcı olarak sabahları bir kaşık yenir. Ayrıca güç-kuvvet verici olarak sabah kahvaltılarında da yenilir. Şiş yaraları oldurmak veya dağıtmak için yine keten tohumu dövülür, sütle pişirilerek yapılan “sârek lapası” yaraya kapatılır.


Tatlıbezir: Keten tohumları sıkılarak elde edilen sarı bir yağdır. Eskiden Sivas’ta attarlarda19 satılır, sancılanan bebeklere birer çay kaşığı içirilirdi. Tatlıbezir, ekzema, hemoroitte ve nefes darlığı hastalıklarında yetişkinler tarafından da içilirdi.

Tatlıbezir içinde kızartılan hamur (bişi) ekzemalı kişilere yedirilir.
Bezir yağı (Oleum Lini): Kavrulduktan sonra öğütülen keten tohumlarından elde edilen kızılımsı esmer, özel kokulu bir yadır.

Kırmızı Gül:


Sivas’ta kırmızı gül, Divriği’de has gül adıyla bilinen kokulu tıbbi bir gül türü vardır. Mayıs sonundan haziran sonuna kadar pembe kokulu çiçekler açar. (Sivas’ta halk takviminde, “kırmızı güllerin açma zamanı”, gün dönümü yani 21 - 22 haziran günleri için kullanılır.)

Tıbbi bir gül olan bu türün yapraklarından gül şerbeti ve gül reçeli yapılır. Gül şerbeti heyecan ve korkuda oluşan kalp çarpıntısında içilir.  Eski tıpta tedavide kullanılan gülsuyu, “Gözlere şifa, ruhlara gıda” olarak tanımlanır”.

Çakır Dikeni:


Eryngium türleri genel olarak çakırdikeni olarak adlandırılır. Nazar için kapı üstüne asılan mavi dikenli türü Eryngium maritimum L., eskiden Sivas’ta sıtma hastalığında suyla kaynatılıp içilirmiş.

 

Image 01

Çedene :


Cannabis sativa L. kenevir otunun tohumları -botanik bakımından meyvesi- eskiden uykusuzlukta kavrulup yedirilirdi. Tavada hafif kavrulmuş aynı miktarda çedene ve keten tohumu nöbet şekerine katılarak dövülürek elde edilen toz lohusalarda göğüs şişlerini geçirmek ve sütü akıtmak, bollaştırmak için günde her öğünde bir kaşık olmak üzere üç kaşık yedirilir. İbni Sina’da çedenenin, lohusaların süt salgısını bollaştırdığını kaydetmiştir.


Çıtlık :


Chondrilla juncea L. çengel sakızı bitkisinin kökünden elde edilen çıtlık sakızı eskiden küçük çocuklarda fıtıklarda sakız yakısı yapmakta kullanılırdı. Bitkinin yaprakları mide ağrısında yenir. Ayrıca dalının ucundaki kısımlar toplanır, ezilir ve tereyağına katılarak merhem yapılar.


Çöreotu / Çörekotu (Nigella sativa L.):
100 g çörekotu, 100 g çam sakızıyla beraber dövülür, 500 g bal ve tereyağı karışımına katılır. Ayrı yerde 2 kg arpa, 3 kg suyla kaynatılır, tülbentten süzülür. Koyuca olan bu süzüntü önceden hazırlanmış bal-yağ- çörekotu-çam sakızı karışımına katılır. Zafiyet için sabahları bir tatlı kaşığı yenir.

 

Dağ Çayı :


Sivas’taki yerli adı olan bitki Origanum vulgare L. subsp. viride (Boiss.) Hayek olarak tayin edilmiştir. Hoş kokulu çayı midevî olarak içilir.

 

Ebegümeci :


Sindirim sistemi hastalıklarında Malva türleri yemeği yapılarak yenir. Yumuşatıcı etkisi vardır. Lapası da yapılır. (Eskiden köklerinin abortus için kullanıldığı ve tehlikeli sonuçlar meydana getirdiği de bilinmektedir.) Ebegümeci ve ısırgan kökleri birlikte kaynatılarak yapılan çay mide ülserinde içilir.

 

Evelik (Rumex türü) :


Nefes darlığında yapraklarından yapılan infüzyon ve tohumlarıyla yapılan dekoksiyon çay olarak içilir. Kökü kaynatılarak yapılan çayı ses açıcıdır.

 

Gelincik (Papaver türü):


Yörede eskiden çanakkıran olarak bilinen bitkinin çiçekleri suda kaynatılarak uykusuzlukta içilir.

 

Germişek Ağacı (Viburnum lantana L.) :


Sivas el sanatlarında dallarından ağızlık, kalemlik vb. yapılır. Bir ağaç parçası yakılır ve bakır kaba bastırılır. Oluşan sarı yağ tabakasına batırılan pamuk ağrıyan dişe konur.

 

Image 01

 

Gilaboru (Viburnum opulus L.) :


Bitkinin kırmızı meyveleri şeker hastalığı dışında böbrek ve safra taşlarını eritmek için de kullanılmaktadır.


Hatmi / Gülhırı: (Althaea türleri )
Kökleri, yaprak ve çiçekleri göğüs yumuşatıcı olarak suda kaynatılarak içilir. Ayrıca lapa şeklinde de kullanılır. Hatmi tohumlarıyla yapılan şöyle bir uygulama tespit edilmiştir: Kazanda su ile kaynatılan tohumlar, mü- silajlı bir sıvı oluşturur. Bu sıvı ılıkken temiz bir çarşafa sürülerek romatizmalı ayaklara sarılır. Bu işlem iki defa yapılır.
Kanga (Onopordum bracteatum Boiss. et Heldr.)
Bitkinin çiçekleri kaynatılır, böbrek kumlarına karşı içilir. Gövdesi soyulduktan sonra yenir.

 

Kenger (Gundelia tourneforti L.) :
“Kenger girmeyen eve hekim girer” diye bir inanış vardır. Kenger sakızı midevidir. Kenger tohumları kahve gibi kavrulur, dövülür; ekzema ve hemeroidde kenger kahvesi içilir.

Keven (Acantholimon acerosum (Willd) Boiss) :


Beyaz çiçekleri kaynatılarak tüberkülozda içilir. Keven çiçeği ile yalanu (sığırkuyruğu) tohumu birlikte kaynatılarak içilir.

Kırmızı Ağnik (Arnebia densiflora Nordm. Ledeb.):

Hemoroitte bitkinin kökleri kaynatılarak içilir. Eskiden havaciva merhemi yapmakta kullanılırdı. Bunun için kırmızı ağnik ya da havaciva otu (Alkanna tinctoria L.) bitkisinin kökü dövülür, içyağı, balmumu ya da tereyağıyla kaynatılıp süzülerek işletmek (oldurmak) için yaraya sürülürdü